CVE-2025-53770 · Bilgilendirme

Microsoft SharePoint Deserialization of Untrusted Data Vulnerability

CVE-2025-53770, Microsoft SharePoint Server'da kod çalıştırma riski taşıyan bir zafiyet keşfedildi.

Üretici
Microsoft
Ürün
SharePoint
Seviye
Orta
Yayın Tarihi
02 Nisan 2026
Okuma
9 dk okuma

CVE-2025-53770: Microsoft SharePoint Deserialization of Untrusted Data Vulnerability

Zorluk Seviyesi: Orta | Kaynak: CISA KEV

Zafiyet Analizi ve Giriş

CVE-2025-53770, Microsoft SharePoint'un on-premises (yerel) versiyonlarında bulunan ciddi bir güvenlik açığıdır. Bu zafiyet, kötü niyetli bir saldırganın herhangi bir yetkilendirme olmaksızın ağ üzerinden kod çalıştırmasına (RCE – Uzak Kod Yürütme) olanak tanır. Özellikle, bu tür zafiyetler genellikle sistem bileşenlerinin güvenlik önlemlerinin dışına çıkarak, yetkisiz erişim sağlamak amacıyla istismar edilir.

Zafiyetin teknik detaylarına bakacak olursak, CVE-2025-53770, deserialization of untrusted data (güvensiz verilerin deserialization işlemi) ile ilgilidir. Yani, uygulama tarafından işlenmesi beklenen verilere yönelik yapılacak bir saldırı ile bu veriler kötü niyetli bir kodu çalıştırma aracı haline getirilebilir. Buradaki sorun, SharePoint’un belirli bir bileşeninin, gelen verileri yeterince güvenli bir şekilde işlemediği ve bu süreçte bir saldırganın zararlı komutlar ekleyebilmesidir. Bu tür bir açığın etki alanı geniştir ve özellikle kamu sektörü, eğitim, sağlık ve finans gibi kritik sektörlerde ciddi sonuçlar doğurabilir.

CVE-2025-53770, CVE-2025-53771 ile birleştirilebilir, bu da saldırganın daha karmaşık yöntemler geliştirmesi ve daha derin sistem düzeyinde erişim sağlamasına imkan verebilir. Ayrıca, CVE-2025-53770, CVE-2025-49704 için bir yamanın (patch) atlanması durumunu temsil etmektedir. Yani, daha önceki zafiyet giderilmeye çalışılırken, bu yeni zafiyet ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, CVE-2025-53770 için sunulan yamalar, önceki zafiyetlere nazaran daha sağlam bir koruma sağlayarak, sistemin güvenliğini artırmayı hedeflemektedir.

Gerçek dünya senaryolarına göz atacak olursak, bir SharePoint sunucusu üzerinden yürütülen bir saldırı sonrasında, saldırganın, sistemin dosya yapısına müdahale ederek veritabanında yönetici yetkileriyle değişiklik yapabilmesi mümkündür. Örneğin, bir eğitim kurumunun SharePoint platformu üzerinden yürütülen bir sahte belgelendirme sürecinde, duyarlı öğrenci bilgilerine erişim sağlanabilir. Bu bilgiye sahip olan bir saldırgan, sistemin yaratıcısı gibi davranarak, kayıt dosyalarını değiştirebilir veya tamamen silme yeteneği kazanabilir.

Son olarak, bu tür zafiyetlerin küresel etkileri oldukça geniştir. Birçok kuruluş, SharePoint gibi sistemleri kullanarak, ortak çalışma alanları ve veri paylaşımını sağlamaktadır. Kötü niyetli kişiler, bu sistemleri hedef alarak hem finansal kayıplara hem de güven kaybına neden olmaktadır. Özellikle devlet kurumları ve büyük şirketler, güvenliği artırmak için ek önlemler almak zorunda kalabilir. Bu durum, hem maddi hem de manevi anlamda büyük sorunlara yol açabilir, çünkü hassas bilgiler bir kişiden diğerine sızabilir ve kötüye kullanılabilir.

Sonuç olarak, CVE-2025-53770, yalnızca bir yazılım hatası değil, aynı zamanda siber güvenlik topluluğunun dikkatini daha fazla koruma yöntemleri geliştirmeye yönlendiren bir durumdur. Sistem yöneticileri, yamaları zamanında uygulamak, güvenlik yapılandırmalarını gözden geçirmek ve sürekli eğitim almak zorundadır. Böylece, bu tür tehlikelere karşı dirençli bir siber altyapı oluşturulabilir.

Teknik Sömürü (Exploitation) ve PoC

Microsoft SharePoint, birçok kuruluş için önemli bir platformdur ve güvenlik açıkları, kullanıcı bilgilerini tehlikeye atma potansiyeline sahiptir. CVE-2025-53770, Microsoft SharePoint Server on-premises’da bulunan bir "deserialization of untrusted data" (güvensiz verinin serileştirilmesi) açığıdır. Bu tür bir zafiyet, kötü niyetli bir saldırganın, hedef sistemde uzaktan kod çalıştırmasına (RCE - uzaktan kod yürütme) olanak tanıyabilir.

Bir "deserialization of untrusted data" açığı, uygulama tarafından beklenmeyen veya zararlı verilerin serileştirilip uygulama katmanına aktarılması durumunda ortaya çıkar. Saldırgan, bu tür bir açığı kullanarak sistemde istenmeyen eylemler gerçekleştirebilir. CVE-2025-53770, CVE-2025-53771 ile birleştirilebilecek bir durum ortaya koyması bakımından da dikkat çekicidir. Ayrıca, CVE-2025-49704 için bir yamanın o kadar da etkili olmadığı düşünülmektedir; bu durum, CVE-2025-53770 yamasının daha sağlam bir koruma sağladığını gösterir.

Teknik sömürü sürecinde, zafiyetin suistimali için ilk adım, hedef SharePoint uygulamasının bir kopyasını almak veya test ortamında çalıştırmaktır. Bu aşamada, SharePoint sunucusunun yapılandırmasını ve uygulama içerisinde kullanılan serileştirilmiş veriyi incelemek önemlidir.

  1. Hedef Bilgisi Toplama: İlk olarak, SharePoint sunucusunun versiyonu ve bilgi yapıları hakkında bilgi toplamak gerekir. Bu bilgiler, zafiyetin etkili bir şekilde sömürülebilmesi için kritik öneme sahiptir. Aşağıda bir bilgi toplama örneği verilmiştir.
curl -I http://hedefsharepoint.com
  1. Payload Hazırlama: Hedef sistemin yapılandırmasını anlayarak, uygun bir payload (yük) oluşturmalısınız. Bunun amacı, SharePoint’in serileştirilmiş verileri yanlış yorumlamasına yol açacak bir girdi sağlamaktır. İşte basit bir payload örneği:
import pickle

class Exploit:
    def __reduce__(self):
        return (os.system, ('calc.exe',))  # Bu sadece Windows üzerinde bir örnek

evil_payload = pickle.dumps(Exploit())
  1. HTTP İsteği Gönderme: Oluşturduğunuz payload’ı, SharePoint sunucusuna bir istek göndererek iletin. Payload’ınızı uygun bir HTTP isteği içerisinde hedefe gönderin. Örnek bir istek şu şekilde olabilir:
curl -X POST http://hedefsharepoint.com/api/v1/endpoint -d "data=<PICKLED_PAYLOAD>"
  1. Sonucu İzleme: Hedef sistem üzerindeki yanıtları izlemek, saldırının başarılı olup olmadığını değerlendirmeniz için önemlidir. Gelişmiş bir yanıt alma mekanizması kurgulamak, daha fazla bilgi elde etmenizi sağlayabilir.

  2. Geri Bildirim ve İyileştirme: Elde edilen sonuçları kullanarak exploit’inizi optimize edin ve ilerleyen adımlarda gözlemlediğiniz zayıf noktaları hedefleyin. Bunun yanı sıra, CVE-2025-53770 yaması ile gelen güvenlik güncellemelerini de takip etmeniz önemlidir.

Bu açığın sömürülmesi, yalnızca bir teknik bilgi gerektirmemekle birlikte aynı zamanda iyi bir analiz ve belirli bir yaratıcı düşünme yeteneği de gerektirir. Unutmayın ki, etik hacker olmanın doğası gereği, sadece saldırıların etkisini anlamakla kalmayıp, aynı zamanda bu tür açıkları kapatmak adına geliştirmelerde bulunmak da önemlidir.

Sonuç olarak, Microsoft SharePoint üzerindeki bu tür kritik zafiyetler, siber güvenlik alanında ciddi tehditler oluşturabilir. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, kurumsal verilere zarar verilmesi kaçınılmazdır. White Hat hacker’lar olarak, bu tür zafiyetleri bulmak ve düzeltmek, daha güvenli sistemler inşa edebilmek için kritik öneme sahiptir.

Forensics (Adli Bilişim) ve Log Analizi

Microsoft SharePoint, yaygın olarak kullanılan ve kuruluşların belgelerini ve verilerini yönetmelerinde yardımcı olan bir platformdur. Ancak, bu sistem üzerinde keşfedilen CVE-2025-53770 gibi zafiyetler, kötü niyetli aktörlerin yetkisiz erişim sağlaması ve uzaktan kod çalıştırma (RCE - Remote Code Execution) yapması için bir fırsat sunabilir. Bu bağlamda, adli bilişim ve log analizi konuları büyük önem kazanmaktadır.

CVE-2025-53770 zafiyeti, deseralizasyon (deserialization) sırasında güvenilmeyen verilerin işlenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu durum, kötü niyetli bir kullanıcının/kriminalin, uygulamanın beklemediği bir veri girişi yaparak sistem üzerinde komut yürütmesine olanak tanır. Bu tür durumlarda, siber güvenlik uzmanları olarak, sistemin log dosyalarını dikkatlice incelememiz gerekmektedir.

Log analizi yaparken özellikle Access log ve Error log dosyaları üzerinde yoğunlaşmalıyız. Access log (erişim günlüğü), sistem üzerinde yapılan her türlü erişim girişimlerini kaydederken; Error log (hata günlüğü) ise sistemde meydana gelen hataları, olası zafiyetleri ve beklenmeyen durumları raporlar. Bir siber saldırıyı tespit etmek için incelenmesi gereken bazı önemli imzalar şunlardır:

  1. Beklenmedik HTTP İstekleri: Loglarınızda belirli bir zaman diliminde olağan dışı sayıda istek ya da anormal HTTP metodları (örneğin, POST, PUT) aramak önemlidir. Özellikle, uygulamanın beklemediği JSON veya XML içeriği içeren POST istekleri dikkat çekici olabilir.

  2. Anormal Uygulama Davranışları: Access log'larında, norm dışı aktiviteleri gösteren anlık patlamalar ya da kullanıcı etkileşimlerinde alışılmadık modeller belirlenmelidir. Örneğin, etkilenen bir SharePoint sunucusuna gelen anormal IP adreslerinden (özellikle tanınmayan veya beklenmeyen bölgelerden) gelen istekler, bir saldırı sinyali olabilir.

  3. Hata Mesajları: Error log dosyalarında ortaya çıkan hatalar, özellikle deserializasyon ile ilgili hatalar (örneğin, SerializationException veya InvalidDataException) potansiyel bir saldırıyı gösterebilir. Kötü niyetli kodun başarılı bir şekilde çalıştırılmadığı durumlarda bu tür hatalar meydana gelebilir.

  4. Kötü Amaçlı Kod İzleri: Log dosyalarında yer alan ve şüpheli görülen dosya uzantıları veya yol isimleri (örneğin, .exe, .dll gibi) dikkatlice incelenmelidir. Bu tür dosya uzantıları, kötü amaçlı yazılımların yüklenip çalıştırılabileceği girişimler olduğunu gösterebilir.

  5. Zaman Damgaları: Belirli bir zaman diliminde yoğunlaşmış erişim girişimleri veya hatalı isteklerin kaydedildiği zaman damgaları, potansiyel bir saldırının zamanlamasını belirlemede kritik öneme sahiptir. Özellikle, tatil günlerini veya iş saatleri dışında gerçekleşen aktiviteleri incelemek, kötü niyetli bir saldırıda küçük ipuçları sağlanabilir.

Gerçek dünya senaryolarında, birden fazla saldırı tekniğinin bir arada kullanıldığı durumlarla karşılaşabiliriz. Örneğin, saldırgan CVE-2025-53770 zafiyetini kullanarak kod çalıştırmayı deneyebilir ve bu süreçte sistem loglarını kapatmaya veya manipüle etmeye çalışabilir. Bu nedenle, log analizi esnasında sadece anormal aktiviteleri değil, aynı zamanda bu aktivitelerin sonucu olarak oluşabilecek hata mesajlarını da göz önünde bulundurmak gerekir.

Sonuç olarak, adli bilişim ve log analizi süreçlerinde beliren bu ipuçlarını takip etmek, potansiyel saldırıları daha erken aşamalarda tespit etmeye ve müdahalede bulunmaya olanak tanır. Microsoft SharePoint üzerindeki zafiyetler gibi kritik güvenlik açıklarını göz önünde bulundurarak, düzenli olarak güncellemeler yapılmalı, log analizi ve güvenlik politikaları gözden geçirilmelidir. Bu, sistemin güvenliğini sağlamak için atılması gereken önemli bir adımdır.

Savunma ve Sıkılaştırma (Hardening)

Microsoft SharePoint, kurumsal düzeyde belge yönetimi ve işbirliği çözümleri sunan popüler bir platformdur. Ancak, CVE-2025-53770 zafiyeti, SharePoint uygulamalarının güvenliğinde ciddi bir risk oluşturuyor. Bu açığın temelinde, kötü niyetli kullanıcıların uzaktan kod yürütebilmesine (RCE - Remote Code Execution) olanak tanıyan güvenlik zaafiyeti yatıyor. Zafiyet, SharePoint Server'ın, güvenilir olmayan verilerin deseralize edilmesi sırasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle oluşur. Kötü niyetli bir kullanıcı bu açığı kullanarak sistemde yetkisiz kod çalıştırabilir.

Birçok organizasyonda SharePoint, kritik verilerin saklandığı ve iş süreçlerinin yönetildiği bir platformdur. Bu tür bir açık, sadece teknik bir sorun değildir; aynı zamanda verilerin ve iş süreçlerinin bütünlüğünü de tehdit eder. Örneğin, bir saldırgan, deseralizasyon zafiyetini kullanarak sistemdeki kullanıcı verilerini değiştirebilir, yeni kullanıcılar ekleyebilir veya mevcut kullanıcıların yetkilerini yükseltebilir. Bu tür bir senaryo, özellikle hassas verilerin bulunduğu bir finansal kurum veya hükümet kuruluşu için yıkıcı sonuçlar doğurabilir.

Açığın kapatılması için atılacak ilk adım, Microsoft'un güvenlik güncellemelerini ve yamalarını zamanında uygulamaktır. Ancak, bu yeterli değildir. Kalıcı bir güvenlik temeli oluşturmak adına, SharePoint ve diğer web tabanlı uygulamalar için sıkılaştırma (hardening) önlemleri alınması gerekir.

Öncelikle, uygulamanızın sunucularında en az ayrı bir kullanıcı hesabı ile işlem yapmalıdır. Bu, varsayılan olan "Administrator" (Yönetici) hesabı yerine, rol tabanlı erişim kontrolüne (RBAC - Role-Based Access Control) göre düzenlenmiş hesaplar kullanılmasını içerir. Bu sayede, potansiyel bir saldırıda, saldırganın erişim yetkileri kısıtlanmış olur.

Bunun yanı sıra, Web Uygulaması Güvenlik Duvarları (WAF - Web Application Firewalls) ile ilgili olarak, CVE-2025-53770 ve CVE-2025-53771 gibi istismar edilebilecek zaafiyetlere karşı spesifik kurallar oluşturulmalıdır. Örnek bir WAF kuralı, deserialization (deseralizasyon) sırasında gelen verilerin kontrol edilmesini sağlayabilir. Aşağıda, potansiyel bir WAF kuralı örneği verilmiştir:

SecRule REQUEST_BODYPARAMS "@rx (untrusted data|malicious input)" "id:1000001,phase:2,block,msg:'Deserialization of untrusted data detected'"

Yukarıdaki kural, istek gövdesinde belirli anahtar kelimeleri (örneğin, "untrusted data" - güvenilir olmayan veri) kontrol eder ve bunlar tespit edildiğinde isteği engeller.

Kalıcı sıkılaştırma için buralarda dikkat edilmesi gereken diğer alanlar arasında, sistem güncellemelerinin ve yamanın yönetimi, kullanıcı erişim izinlerinin gözden geçirilmesi ve dış kaynaklı hizmetlere (API) erişimin sınırlandırılması yer alır. Ayrıca, sistemlerinize düzenli güvenlik denetimleri (penetrasyon testleri) düzenlemek, potansiyel yeni zafiyetleri tespit etmede kritik bir rol oynar.

Son olarak, SharePoint kullanıcılarının eğitimleri de göz ardı edilmemelidir. Kullanıcıların sosyal mühendislik saldırılarına (social engineering) karşı farkındalığının artırılması, başlangıçta en zayıf halka olan insan faktörünü güçlendirebilir. Böylelikle, yalnızca teknik önlemler alınmakla kalmayacak, aynı zamanda organizasyon kültürü de siber güvenlik ilkeleri etrafında şekillenmiş olacaktır.

Bütün bunlar, Microsoft SharePoint üzerinde oluşabilecek yeni zafiyetlere karşı proaktif bir yaklaşım geliştirilmesini sağlar ve uzun vadeli bir siber güvenlik stratejisinin parçası haline gelir.